28Ağu/15

Artificial Intelligence

Bak bunlar hep yapay zeka alt yapısı…

“…Bunlar dışında Hadoop projesi büyük verileri işleme konusundaki diğer projelere bir çatı görevi görüyor. Hadoop projesinin altında Avro (veri dizileştirme (serialization) sistemi), Cassandra (yüksek erişilebilir, ölçeklenebilir NoSQL veritabanı), HBase (Hadoop üzerinde çalışan, büyük veriler için ölçeklenebilir, dağıtık NoSQL veritabanı), Hive (büyük veriler üzerinde iş zekası sistemi), Mahout (ölçeklenebilir yapay öğrenme (machine learning) ve veri madenciliği kütüphanesi), Pig (paralel hesaplamalar için yüksek düzeyli bir veri akışı dil ve yürütme kütüphanesi), ZooKeeper (dağıtık uygulamalar için yüksek ölçekli koordinasyon uygulaması) projeleri geliştiriliyor…”

26Ağu/15

Beklenen büyük İstanbul depremi

Büyük deprem yaşamış, ölümü yakınen görmüş biri olarak okumanızı istiyorum.


bilimsel olarak size laflar hazırladım. deprem hakkında hiç bir fikir sahibi olmayan, fay hattının sadece adını bilen kardeşlerim, gelin size her şeyi açıklayayım.

neden uzmanlar istanbul’da büyük bir deprem bekliyor? aynı fay üzerinde olmasına rağmen neden uzmanlar adapazarı’nda ya da düzce’de veya bolu’da değil de istanbul’da deprem bekliyor? neden istanbul’da beklenen depremin büyük olacağı söylenir başlıktan da anlaşılacağı üzere? istanbul metropol olduğundan, istanbul’da deprem beklemenin daha matah bir şey olmasından değil. pek çoğunuzun yaşadığı bu şehir hakkında bilmeniz gerekenleri size herkesin anlayabileceği bir dille izah edeceğim.

öncelikle baştan başlayayım. ayağımızı bastığımız yerin derinlerinde magma var. bu magma sıvıya yakın bir madde. haliyle anakara bunun üzerinde yüzüyor fakat anakara dediğimiz şey tek bir parça değil. pek çok levhadan oluşuyor. bunlardan bir tanesi de anadolu levhası. bu levlar uzaydan bakıldığında birbiryle birleşik gibi görünse de birleşik değil. milyonlarca yıl önce tek parçaymış ama parçalana parçalana bugünki haline gelmiş. arabistan levhası, afrika levhası, anadolu levhası, avrasya levhası bunlar birbirinden ayrı ve bağımsız kara parçalarıdır. birbirine temas eden bu levlar arasındaki sınır niteliği taşıyan derin yarıklara (kırıklara) fay hattı denir.

Continue reading

24Ağu/15

[Maket] İhtiyaç duyacağınız aletler – El aletleri – Yardımcı ürünler

Maket yapımında işimize yarayacak el aletlerini ve yardımcı ürünleri listelemeye çalışacağım. Bazı ürünler olmazsa olmaz, ama bazıları ileri seviyelerde ihtiyacınız olacak şeyler. Aklıma yeni şeyler geldikçe bu listeyi de güncellerim.

El aletleri:

  • Kretuar (Yedek uç – No.11 uç iyidir.)
  • Maket yan keskisi (Normal yan keskilere göre daha ince ağızlı ve keskin olur)
  • Modelci Makası
  • Çeşitli ebatlarda eğeler
  • Model matkabı (Elle delme işlevi yapan) ve 0.2-1.8mm aralığında matkap uçları
  • Çeşitli boyutlarda maket cımbızları
  • Modelci testeresi
  • Büyüteç (Gözlük şeklinde olursa rahat çalışırsınız)
  • Pilli boya karıştırıcı
  • Model Clamp ( Maket tutma pensi )
  • Aluminyum köşe kesme aparatı
  • Metal cetvel
  • Manivelalı el işkencesi ( Her boydan )
  • Çeşitli boyutlarda ve çeşitlerde boya fırçaları

Yardımcı ürünler:

  • A3 boyutunda kesme pedi
  • Kulak pamuğu
  • Kürdan
  • Tırnak törpüsü
  • Tırnak makası
  • Çeşitli boyutlarda ve renklerde elektrik telleri, normal teller
  • Köpük
  • Havlu peçete, peçete
  • Kalem
  • Ölçekli damlalık
  • Pet şişe
  • Pet şişe kapakları
  • Zımpara ( 1200-1500-2000 kalınlığa kadar bulundurun )
  • Boya yaprken kullanılacak eldiven ( Ben ameliyat eldiveni kullanıyorum )
  • Çeşitli boyutlarda maskeleme bantları
  • Boya maskesi
  • Tahta şiş
  • Yağlı boya paleti
  • Tack-it veya pata-fix denen sökülebilir yapıştırıcı
  • Plastik bardak
23Ağu/15

[Maket] İhtiyaç duyacağınız aletler – Atölye

Maket yapabilmek için bazı aletlere ihtiyaç duyacaksınız.

  • İlk olarak maketi nerede yapacaksınız bunu belirlemelisiniz.

Maket yapımında bir çok küçük parça ile uğraşacağınızdan etrafınızda sizi rahatsız edecek bir ortam olmamalı. Ayrıca maketin ilk safhasından bitimine kadar kimyasallarla uğraşacaksınız. Bunlar zararlı olmasının yanı sıra dikkatli olunması gereken ürünler. Hele evinizde çocuğunuz veya evcil hayvanınız varsa, evde yapmamanızı öneriyorum.

Benim ilk önerim, evinizde size ait garajınız varsa bunu değerlendirmek olacak. Evinizde kapalı balkonunuz varsa burayı da değerlendirebilirsiniz. Yoksa evinizdeki boş bir odanızı da değerlendirebilirsiniz. O da yoksa bodrumda size ait sığınak veya kömürlük varsa burayı hobi atölyesine çevirebilirsiniz. Diyelim ki bunların hiç biri yok, o zaman sizin gibi meraklı 1-2 kişi daha bulup, ucuza boş bir depo kiralayın (içerisinde mutlaka lavabo, su ve elektrik olsun)

Hiç birine imkanım yok diyorsanız zaten makete başlamayın maket çooook pahalı bir hobidir.

  • Yeri bulduk. Şimdi sırada ne var?

Tabikide hadi hurra gidelim, her şeyi alalım yok. Öncelikle internette biraz eğitim zamanı. Youtube ve forumlar bu iş için biçilmiş kaftan. Binlerce video ve makale var. Asgari ölçüde ingilizce yeterli. Adım adım bir maketin başından sonuna kadar nasıl yapıldığına dair videolar var. Bunlardan mutlaka 5-10 tane izleyin. Basitmiş bu ya diyeceğiniz olacaktır ama emin olun o adam 10-15 senedir maket yaptığı için o kadar rahat yapıyordur. Siz çok zorlanacaksınız. Hatta lanet ettiğiniz anlar bile olacak. Ama sıkılmak, bezmek yok. Biz bu yola kefenimizle çıktık.

  • Atölye detayları

Atölyede standart 3 alana ihtiyacınız olacak. Bunlardan ilki ve en çok vakit geçireceğiniz üretim tezgahınız. Bir diğeri boyama tezgahınız ve sonuncusu yaptığınız ürünleri sergileme alanınız. Bu atölye dışında da olabilir. Ama en önemli şey atölyenizde havalandırma olsun. (Pencere) Ayrıca benim gibi maket setinizi kutudan çıkartır çıkartmaz veya astar attıktan sonra yıkama ihtiyacının olacaktır. Bunun için bulunduğunuz atölyede mutlaka bir lavabo olsun. Genişçe olursa faydalı olur.

Öncelikle Üretim tezgahından başlayalım;Tezgahınız mümkün oldukça geniş olsun.Rahat rahat hareket edecek yeriniz kalsın. 2-3 metre uzunlukta 1 metre eninde bir tezgah yeterli olur bu iş için. Tabi ufacık sehpada yapanlarda var. Ben ideal şeylerden bahsediyorum. Tezgahınızın yakınlarında mutlaka elektrik prizi olsun hatta 4lü 5li çoklayıcılı olsun.Masanızın çevresinde elinizle ulaşabileceğiniz bir yere havlu peçete takabileceğiniz bir aparat takın. Onun dışında masanın duvar ile birleştiği boş kısımlara boyalarınızı, fırçalarınızı, çeşitli ürünleri koyabileceğiniz enteresan enteresan dolaplar yapın veya yaptırın.
Tezgahınızda mutlaka masa lambası olsun. Ama yatak odanızdaki gibi baş ucunda duranlardan değil. Gidin masaya monte edilebilen en kocamanlarından 1-2 tane alın ve masanın sağına soluna takın. Işığı tam üstten almak iyidir. Yaptırabilirseniz odanızın aydınlatmasını da masaya göre tasarlatabilirsiniz. Ve bir de çalışma koltuğunuz mümkün olduğu kadar rahat olsun. Saatler boyunca çalıştıktan sonra, belimiz tutulsun istemeyiz.Şimdi boya tezgahına geçelim

Aslında boya tezgahı dediğimiz kısım herkes için geçerli değil. Bu kısmı sadece airbrush yapacak olanlar yaparlarsa mantıklı olur. Airbrush dışında sprey boya ile boyayanlar açık havada da bu işi yapabilirler. Fırça ile boyama yapanlar üretim tezgahlarında bu işi yapabilirler.

Boya tezgahında bulunması gereken en önemli şey boyama kutusu ve bu kutunun içini iyi bir şekilde aydınlatan aydınlatma ünitesi. Boyama kutusunu kendiniz de yapabilirsiniz. Bu konu ile ilgili ileride bir makale yazacağım. Boyama kutuları genellikle 75cmx75cm ebatlarında oluyorlar. bu iş için 1mx1m lik bir alana ihtiyacınız var. boş kısımda boyalarınızı hazırlayabilir, airbrush tabancanızı ve kompresörünüzü yerleştirebilirsiniz.

Boyama kutunuz pencereye yakın olsun. Boyama kutularının (kabin) arkasında bir partikül tutucu filtre ve hemen arkasında havayı çeken fan olur. Fanın diğer tarafında da çekilen havayı üfleyen bir delik. Bu deliğe kabine uygun yapılmış hortumlar takılıyor. Bu hortumların diğer ucunu pencereye veya uygun bir havalandırma deliğine vererek kabin bileşenini tamamlayabilirsiniz. Atölyeyi birden fazla kişi kullanacaksanız kabin – kompresör ikilisini ortak almanızı ve ücreti paylaşmanızı önerebilirim. Ama airbrush tabancası herkesin kendi tercihi olmalıdır. Bu tabanca tamamiyle kişinin zevki ve ihtiyaçları ile alakalıdır. Biri tabancasında 0.4 mm lik iğne kullanırken bir diğer 0.2 mm. lik kullanabilir. Biri single action kullanmayı rahat bulurken diğer arkadaş double action seçebilir. Biri Alman malını tercih ederken ötekisi Amerikan veya Japon ürüblerini sevebilir. Airbrush makinası ve kompresörü ile ilgili ileride detaylı bir makale hazırlayacağım.

Boya yapım alanında toz olmaması gerekmekte. Söylediğim şeyler tamamen teorik. Zamanla sizler de bunları kendiniz ister duruma geleceksiniz. Başlarda bu kadar detaylı düşünmenize bile gerek yok. Ama ben atölyesine özel toz toplayıcı motorlar koyan insanlarla tanıştım. Boyama işinden 1 saat önce bunu çalıştırıp ortamda toz kalmamasını sağlıyorlardı.

Örnek boyama kutusu:Son bölüm segileme alanınız. Ürettiğiniz eseri insanlara göstermek en güzel kısmı. Bu iş için koca koca cam vitrinler alanlarda var, evinde sergileme kutusuyla sergileyenlerde, işine götürüp iş yerindeki masasında gösterenlerde. Siz canınız nasıl isterse öyle sergileyin ürünleri ama unutmayın güneş, toz ve meraklı eller maketin en büyük düşmanları. Ona göre tedbirinizi alın.

Örnek sergileme vitrini ve sergileme kabı:

23Ağu/15

Yörük Destanı

Mayıs ayı ,düşer yayla yoluna,
Kuşanır şalını ince beline,
Atın yularını alır eline,
Ağır ağır gider bizim Yörükler.

Kurulur obalar,koyun, kuzu meleşir
Küçük bebelerde aralarda dolaşır
Delikanlı yiğitlerde çayırlarda güreşir,
Koyunu,kuzuyu güder bizim Yörkler.

Misafiri sever ,her gün gelsede,
İkram eder ona ,bir ekmeği olsada,
Namertliği billmez,canı yansa da,
Hatırı hoş eder bizim Yörükler.

Severler yöresini,vatanını ,inini,
Darda koymaz komşu ile elini,
At üstünde alır düğün ile gelini,
Çalar kavalı,sazı bizim Yörükler.

Vatan tehlikeye düştüğü zaman,
Namertler haddini aştığı zaman,
Çakallar sınırı geçtiği zaman,
Sopayla sürer bizim Yörükler.

18Ağu/15

Ali Rıza Özyıldız

Rotasız Seyyah’ın  Blog’unda bir yazı var, “Herşeyi bırakıp adada yaşamak” diye… O yazıya başlıktaki amca bir yorum yazmış 17 Ağustos ta… Benim de çok hoşuma gitti. Paylaşmak istedim.

Alirıza Ö.
yaşım 58..bu dünyadaki deli görevlerimi bitirdim..çocukların okulu işleri evlilikleri falan..eh bizde çok yıprandık..3 ay önce kara verip ist.1 saat uzaklıkta bir köy içine yerleştim..bırakın ist.artık tüm şehirler bana dar geliyor artık..kalabalık..çok sıkıştı ist.artık şahsen ben nefes alamıyordum artık..bir köpeğim var..damda baykuş yuvası sundurmada kırlangıç yuvası..bahçede kaplumbağa ve sincaplar var..mandradan günlük sütüm..ve o sütten ev yoğurdum..yeni yumartlamış tavuk yumurtalarım var..
hava muhteşem..sabahları çözemediğim kadar değişik kokuları içinize çekiyorsunuz…
1 gün gittim ist.akşamına döndüm..ist.uyumak için geceleri uyku ilacı alıyordum..burda bıraktım..anti depresan alıyordum azaltarak bırakıyorum..çok söylediler sıkılırsın..şehir hayatına alışan yapamaz dediler..hiç kimseyi dinlemedim..siz delisiniz diyerek geldim…evet deliyiz hepimiz delirmişiz..ben nefret ettim insanların bencilliğinden..para hırslarından..herkes birbirini çiğniyor artık..etik kurallar..insan olmanın tüm özelliklerini kaybettik..kalabalık içinde yalnızlık..evet böyle yalnızlık müthiş keyif..canı cehenneme..kornanın bağırtıların..ambulans sirenlerinin..polis telsizlerinin..bencil lerin …
kimse farkında değil…tam bir akıntıya kapılmışız..sonu yüksekten aşağı düşmek ve meçhul son…ben uyandım..beni hiç bir güç buradan sökemez..ya sağlık sorunu yafda ölüm..uyanın arkadaşlar..varsa imkanınız hiç durmayın..yalnızlıktan korkmayın..inanın doğa muhteşem bir şey..yıldızlar harika..herşeyi unutmuşuz..biz yaşamıyoruz..hepimiz zombiymişizde haberimiz yokmuş…hayat ucuz..ist.harcananın yarısı bile değil geçiminiz ..inanın buna…korkmayın harekete geçin..sevgili zombi dostlarım..darısı başınıza..

*Kaynak http://www.rotasizseyyah.com/her-seyi-birakip-adada-yasamak.html